27/12/06
Kırgın bir gül
Ansızın sofalarda sesin
Arkasından ağlanılan
Bir resim gibisin
Kanar ya bazen derininde bir yer insanın
Can kırığıdır batar ya hatıraların
Solaksındır sakarsındır
Aslında arkasındasındır bütün yaşadıklarının
Bir resim gibisin
Kahverengi
Sepia
Solgun sonbahar tadında
Soğuk havalarda çay içilen küçük tabureler üstünde
Köşebaşı kasaba kahvanelerinde
İçinden şehzadeler mor cüppeli dervişler geçen hikayelerin
Akşam lakırdılarında bir efsane olur arkanda bıraktıkların
İbrahim Sadri

insanın derinlerine dokunuyo.. tesekkurler…
Ben geride bıraktıklarıma, pişmanlıklarıma.. özlediklerime.. sevdiklerime.. uzun bir süre sevdiğimi sandıklarıma.. gelene.. geçene.. geçemeyene.. bütün bu hayatı tek başına yaşamışlığıma.. aslında hiç kimsenin yanlız kalamıyor olmasına.. herşey olduğumu sandığımda hiçbir şey olmamaklığıma.. herkese ait olan herşeyin sadece bana ait olduğunu düşünmeme.. bütün bir boşluğa.. büyük bir doluluğa.. herkesin birgün ölüp giderek belki bir hatıra olarak bile kalmayacak olmasına bir isim bulmalımıydım.. seni buldum.. iyi ki var mısın bilmiyorum; SEPİA..
solgun sonbahar tadında bir geçmiş özlemi..belkide bir iç hesaplaşma.. sepia..